Evinizde Kütüphane Var mı?

Çocuklarımız…
Hep iyi yerlerde olsun, hep başarılı olsunlar istiyoruz. Biz yapamamışsak onlar yapsın istiyoruz. Biz müzik aleti çalamamışsak, onlar çalsın; biz gezememişsek, onlar gezsin istiyoruz. Peki doğru mu yapıyoruz?
Elbette kocaman bir hayır!
10 yılı özel sektörde, 10 yılı devlette olmak üzere 20 yıldır öğretmenlik yapıyorum. Kendi çocuğunu tam anlamıyla tanıyan velilerimin sayısı inanın çok az. Bırakın çocuklarımızı tanımayı, kendimizi tanıyor muyuz acaba? Çocuğun müziğe yeteneği, ilgisi var mı bakmadan keman çalsın, piyano çalsın istiyoruz. Öyle gitar falan kesmiyor artık. Baleye, jimnastiğe gitsin diye mücadele ediyoruz. Çünkü biz böyle şeyler yapamadık, onlar yapsın istiyoruz. Ya da bir diğer sebep “Onun çocuğu gidiyor, benim çocuğumun neyi eksik?” diyor yine gönderiyoruz. Bunların yanında çocukla geçireceği zaman yorucu oluyor ve biraz nefes alsın diye, çocuğu müzik, bale, jimnastik kursundayken gidip bir kahve içip sosyal medyada gezsin diye gönderenlerde az değil doğrusu. Yani kısacası çocuğumuz sosyal yönden, akademik yönden başarılı olsun diye kendimizi, pardon çocuğumuzu zorluyoruz. Çocuğumuz kendi karar vermeli, kendi istemeli. Böylece hem çocuğumuzun özgüveni gelişir hem kendi karar verdiği için daha çok sosyalleşir, hem de kendi istediği için öğrenme de daha iyi olur.
Bunların dışında peki kaçınız çocuğunuza doğru rol model olmak için çabalıyor?
Çocuğu kitap okumuyor diye dert yanan veliye, “Siz kitap okuyor musunuz?” diye sorduğumda cevabı hazır. “Ama iş güç çok yoğun, çok yoruluyoruz. Ona zaman kalmıyor.” Sizi kitap okurken görmeyen, hatta elinizde sürekli telefon gören bir çocuktan kitap okumasını bekleyemezsiniz. Okumaz.
Hadi kitap okumuyorsunuz, evinizde kitaplık var mı?

Neden mi soruyorum?
2011 ve 2015 yılları arasında 31 ülkede 160.000 yetişkin üzerinde yapılan araştırmaya göre, çocukluğunda evlerinde 80 ve üzeri kitap bulunan çocukların önemli ölçüde daha yüksek okuryazarlık, aritmetik ve bilgi iletişim teknolojisi (ICT) becerilerine sahip olduğu bulundu.
Bu araştırma, evde kütüphane ve kütüphanede kayda değer kitap bulunmasının, sadece lise düzeyinde eğitim almış bir çocuğun; birkaç kitap bulunan bir evde büyümüş ve üniversite okumuş bir çocuk kadar okur-yazar olduğu, benzer aritmetik ve teknolojik beceriye sahip olduğunu ortaya çıkardı.
Ve bu araştırma bir acı gerçeği daha ortaya çıkardı. Evlerinde ortalama 80’den az kitap bulunan ülkeler Şili, Yunanistan, İtalya, Singapur ve Türkiye. Yani bazen çok fazla başarı da beklememek lazım.
Peki evde yeterli sayıda kitaba sahip bir kitaplıkla büyümek neden ve nasıl yardımcı oluyor?
Araştırma burada iki faktörün rol oynadığını gösteriyor. Bunlarda ilki, bilgi ve öğrenme yanlısı bir sosyal ortamda büyümenin etkisidir. Çünkü ergenlerin kitaplara maruz kalması, uzun vadeli bilişsel yeterlilikleri besleyen sosyal uygulamaların ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor. İkincisi ise, okumaktır. Okumak, ilgili becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. Araştırmanın da belirttiği gibi, çocukların büyüdükleri evlerde kitaplarla erken tanışmaları önemlidir. Çünkü kitaplar, yaşam boyu gelişimimizi artıran rutinlerin ve uygulamaların ayrılmaz birer parçasıdır. Ve bu yeterlilikler bizlere temel oluşturup, ileriki yaşamımızda sosyal, akademik ve mesleki başarıyı da kolaylaştırır.
Ve araştırmanın sonunda, bir çocuğu kitap dolu bir ortamda yetiştirmenin, üniversite eğitiminden tam anlamıyla yararlanmanın ön koşulu olabileceğini ve elbette çocuğa daha da büyük bir şans sağladığını gösteriyor. Yani ne kadar kitap, o kadar başarı. Ki 20 yıldır öğretmenlik yapan biri olarak, kitap okuyan çocuklar ile okumayan çocukların arasında çok bariz bir fark olduğunu söyleyebilirim.
Son olarak belirtmek gerekir ki, burada evde kitaplık olmasından bahsediyoruz. Kitapların türleri sizin istediğiniz türler olabilir. İster yemek kitabı ister çizgi roman ister roman, isterseniz matematik. Burada önemli olan nokta çocuğunuzun merak duygusunu geliştirmek.

Araştırmacılar aynı zamanda Alzheimer hastalığı olmayan 65 yaş ve üstü 8000’den fazla kişinin de verilerini analiz ettiler. Yine bu araştırmalar gösterdi ki, daha fazla kitap sayısı ile büyüdüğünü ifade edenlerin, tüm hafıza testlerinde daha iyi performans gösterdiler. Araştırmacılara göre bunun nedeni, erken yaşta kitap okumanın kişileri daha fazla okumaya teşvik etmesi ve bunun da bilişsel depoları artırması.
Sözün özü yazının başlığında da dediğim gibi, şapkayı önümüze koyup düşünmek gerekiyor. Çocuklarımızın yarıştıkları, o kurstan bu kursa koştukları bir ortamdan ziyade, kendisine örnek olabilecek bir aileye, aile sevgisine, beraber vakit geçirmeye, kitaplara ihtiyaçları var. Müzik, dans artık neye ilgisi varsa zamanı geldiğinde kendisi kendini keşfedecek, yapacak ve başaracaktır zaten. Siz örnek olun, yanında olun yeter…
Yazıyı buraya kadar okuduysanız sizlere teşekkür ederim. Sizlerin bu konu hakkındaki düşüncelerinizi de merak ediyorum. Fikirlerinizi, yorumlarınızı, merak ettiğiniz konuları buradan veya sosyal medyadan yorum olarak bildirmeniz beni mutlu eder.
Kitapların sadece kitaplıkta kalmadığı, bol bol okunduğu günlerde görüşmek üzere…
Sağlıcakla kalın…
Linkedin’de takip etmek için : Onur Orhan
Instagramda takip etmek için : @onurorhancomtr
Facebook sayfasını takip etmek için : Onur Orhan
Kaynak:
Big Think – A home library can have a powerful effect on children
Oxford Academic – Scholarly Culture and Academic Performance in 42 Nations




